Kur'an'ın kitap haline getirilmesi süreci, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) vefatından sonra başlamıştır. Bu süreç temelde iki ana aşamada gerçekleşmiştir:
Hz. Ebu Bekir Dönemi: Hz. Muhammed'in (s.a.v.) vefatının ardından, bazı sahabelerin Kur'an'dan ayetleri unutmaya başlaması ve Yemame Savaşı'nda birçok hafızın şehit düşmesi üzerine, Kur'an'ın kaybolmaması için kitap haline getirilmesi fikri ortaya çıkmıştır. Hz. Ebu Bekir'in halifeliği döneminde, Zeyd bin Sabit başkanlığında bir heyet oluşturulmuş ve bu heyet, farklı sahabelerde bulunan yazılı Kur'an parçalarını ve hafızalardaki bilgileri titizlikle bir araya getirerek tek bir nüsha halinde toplamıştır. Bu ilk nüshaya "Mushaf" denir ve Hz. Ebu Bekir'in vefatından sonra Hz. Ömer'e, onun vefatından sonra da Hz. Muhammed'in eşi Hafsa bint Ömer'e emanet edilmiştir. Bu dönemdeki çalışma, dağınık haldeki Kur'an metinlerinin bir araya getirilerek muhafaza edilmesini sağlamıştır. Bu dönemdeki önemli kavramlar:
Hz. Osman Dönemi: İslam Devleti'nin sınırları genişledikçe, farklı bölgelerde Kur'an'ın farklı lehçelerde okunmaya başlanması ve bazı okuma farklılıklarının ortaya çıkması üzerine, Hz. Osman, Kur'an'ın birliğini sağlamak amacıyla yeni bir çalışma başlatmıştır. Hz. Hafsa'da bulunan Mushaf, Hz. Osman tarafından alınarak Zeyd bin Sabit başkanlığındaki bir heyete verilmiş ve bu heyet, Kur'an'ı Kureyş lehçesiyle çoğaltmıştır. Çoğaltılan bu nüshalar, İslam Devleti'nin farklı bölgelerine gönderilmiş ve diğer nüshaların imhası istenmiştir. Bu sayede, Kur'an'ın farklı okuma varyasyonlarının önüne geçilerek birliği sağlanmıştır. Günümüzde kullanılan Kur'an nüshaları, Hz. Osman döneminde çoğaltılan nüshaların esas alınarak hazırlanmış halidir. Bu dönemdeki önemli kavramlar:
Ne Demek sitesindeki bilgiler kullanıcılar vasıtasıyla veya otomatik oluşturulmuştur. Buradaki bilgilerin doğru olduğu garanti edilmez. Düzeltilmesi gereken bilgi olduğunu düşünüyorsanız bizimle iletişime geçiniz. Her türlü görüş, destek ve önerileriniz için iletisim@nedemek.page